İstanbul Gezisi.

Havalar soğumaya başladı. Havaların soğumasıyla beraber sabah yağmurla ya da serin bir havayla uyanınca ‘bu havada işe mi gidilir’ sezonunu açmış bulunuyoruz. Hepimiz bir mekanın bir kahvenin sıcaklığına sarılıyoruz. Hele birde üzerine yorgan geçirenler var ki onların vay haline. Değil ısınmayı düşünmek, önünü göremeyenler, sorumluluğundan çok elbise giyenler... Birde elleri hiç ısınmayanlar var, onlarda ki sistem aslında terazi sistemi. Vücut bütün sıcaklığı korumak için elleri ve ayakları soğuk tutarak aslında büyük bir denge kuruyor. Bunlara umarım başka konularda değineceğiz. Sohbeti uzatmadan, konuyu dağıtmadan asıl meselemize gelelim. Hiç de demiyorsunuz ‘başlık ile yazının ne alakası var’ diye. Biraz Sokrates olmak istedim sadece, tartışma yaratmak değil, sorularla sizi cevaplara götürmek istedim. Yani ne dedik; havalar soğudu, sabahları zor kalkıyoruz, sıcak mekan arıyoruz, vücut dengesini sağlamaya çalışıyoruz. O zaman nereye gidiyoruz ? Ha-Ha ! Evet hamama gidiyoruz.

Osmanlı mirası kültürümüz, ikonik sembollerimizden hamamlar. Hamamların tarihinin Antik Romalılara kadar uzandığını biliyor muydunuz ? Vezüv yanardağının patlamasından sonra Pompei şehri küller altında kalmıştı. Sonrasında yapılan kazılarda Romalıların kullandığı hamamlar ortaya çıkmıştı. O zamanlarda bile bu hamamların sadece temizlik amacıyla değil eğlence amacıyla yapıldığını da ön gören uzmanlar, hamamlarda köleler ve asillerinin girişlerinin farklı olduğunu söylüyor. Biz Türkler için hamamların yeri ise sadece bir yıkanma yeri değil, sağlık, kültür ve sosyalleşme yeri olduğu aşikar.

Hamamlar bir sembol olduğu için önemli bir mimariye de sahiptir. Genel olarak bölgesel mimariye ve dini görüşlere göre şekillenen hamamlar; barok mimari, çini işlemeli, sıva üzeri kalıp basma usulü mimari ve benzeri ile yapılmış olabilir. Bu kadar özen ve gayretin sonunda ise günümüzde hamamlara değinmek istiyorum. Sitem köşemize geldik yine. Bu sitemleri yakınmadan çok gelecek için öngörü olarak değerlendirirsek, geçmişin mimarlarını bozsak bile geleceğin mimarlarını daha güzel yetiştirebiliriz. Üstelik bunun için eğitim almamıza gerek yok. Hepimiz geleceğimizin mimarıyız çünkü. Ne diyorduk, bölgesel mimari. Yapılar dönemin koşullarından etkileniyor haliyle. Bu dönemin koşulları da mimarisine, görüşüne pek bakmadan ticari amaç gütmekse demek ki. Buraya doğru evrilme söz konusu oluyor. Kendi doğallığını koruyan hamamlar yok mu ? Tabii ki var. İstanbul’un en iyi hamamları listesi yapmamızı ister misiniz ?

Daha deneyimsel yazılar yazmam için sanırım birilerinin Transfer Sepetim ile seyahat etmeleri gerekiyor. Sizler seyahatte bizi tercih ettikçe ben sizi gezdirmeye, elimden geldiğince bilgilendirmeye ve umarım eğlendirmeye devam edeceğim.

Etiketler :

Copyrights © 2021 transfersepetim.com - All Rights Reserved